Eki 31
Futbol Takımımız, Çaykur Rizespor ile oynayacağı Fortis Türkiye Kupası grup ilk maçı hazırlıklarını akşam yaptığı idmanla tamamladı.
BJK Nevzat Demir Tesisleri’ndeki antrenmana Cumhuriyet resepsiyonuna katılmak için Ankara’da bulunan İbrahim Üzülmez ile Gökhan Zan katılmadılar.Serdar Kurtuluş ve İbrahim Akın’ın tedavilerine devam edildi. Kulüp Doktorumuz Ayhan Optur, İstanbul Büyükşehir Belediye maçından sonra Gökhan Zan, Delgado ve Tello’da hafif sakatlıklar oluştuğunu ve bu oyuncularımızın bugün dinlendirildiğini söyledi. İbrahim Toraman’ın sağ diz iç yan bağlarında birinci derecede ödem ve gerilme bulunduğunu belirten Optur, Toraman ile ilgili kararın önümüzdeki günlerde verileceğini belirtti.

İkişerli gruplar halinde topla birlikte ısınan oyuncularımız, daha sonra dar alanda çok pas çalışması yapıp taktik varyasyon ve şut idmanı ile 1,5 saatlik idmanı tamamladı.

Teknik Direktörümüz Ertuğrul Sağlam, idmanın ardından Çaykur Rizespor mücadelesinin 19 kişilik maç kadrosunu açıkladı. Kadroda şu oyuncularımız bulunuyor:

“Rüştü Reçber, Lamine Diatta, Baki Mercimek, İbrahim Kaş, Batuhan Karadeniz, Edouardo Cisse, Ricardinho, Mehmet Yozgatlı, Aydın Karabulut, Marcio Nobre, Federico Higuain, Atilla Özmen, Ali Tandoğan, Bobo, Burak Yılmaz, Serdar Özkan, İbrahim Üzülmez, Koray Avcı, Mehmet Sedef.”

Eki 31

beşiktaş çarşı

Gençlik ve Spor Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay, Kulübümüz’e gönderdiği mesajında, Liverpool ile oynadığımız Şampiyonlar Ligi maçında muhteşem bir tribün şovu yapan taraftarlarımıza teşekkür etti.
Sayın Mehmet Atalay’ın mesajı:

“Beşiktaş-Liverpool Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında Beşiktaş taraftarı yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın da takdirini kazanan ünlü Liverpool taraftarını bile gölgede bırakan bir tribün şovuyla, Türk misafirperveliğini dünya spor camiasına göstermiştir. Bıkmadan, usanmadan, şiddetten ve kötü tezahürattan uzak fair-play ruhu içinde takımını destekleyen, birlik ve beraberliğe en ihtiyaç olduğumuz dönemde ülkemiz insanlarına moral aşılayıcı tezahüratlar yapan ve pankartlar açan, amblemindeki ay yıldıza yakışır şekilde hareket eden, tüm Beşiktaş taraftarına teşekkür eder, aynı hassasiyeti ilelebet görmeyi temenni ederiz.

Mehmet Atalay
Gençlik ve Spor Genel Müdürü

Eki 31
Beşiktaş Cola Turka Bayan Basketbol Takımımız, 15. Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında Fenerbahçe’ye 65-58 mağlup oldu.
Karşılaşma Ankara Atatürk Spor Salonu’nda oynandı.Takımımız karşılaşmaya Nilay Yiğit, Sariye Gökçe, Corona Longin Zanze, Stacey Lovelace ve Vanessa Hayden ilk beşi ile başladı. Maçta ilk 3 dakika 4-4′lük skorla geçilirken oyuncumuz Vanessa Hayden ilk periyotta 3. faulünü aldı. Stacey Lovelace’in basketleriyle rakibine üstünlük kuran Siyah-Beyazlılarımız skoru 9-5′e getirdi. Fenerbahçe ise Pondexter ve Nevriye ile sayılar buldu. Takımımız, son saniyede Sariye Gökçe’nin basketiyle ilk periyodu 13-12 önde bitirdi.

İkinci periyotta Zanze’nin üst üste sayılarıyla ilk 4 dakikada skoru 19-16′ya getiren Takımımız, Nevriye’yi durduramadı. Bitime 3 dakika 41 saniye kala skor 24-24 eşitlendi. İlk yarının son anları büyük bir çekişme içinde geçti ve soyunma odasına 32-32 eşitlikle gidildi.

Üçüncü periyotta Fenerbahçe Birsel ve Pondexter ile sayılar üretirken Beşiktaş Cola Turka Bayan Basketbol Takımımız, hücumlardan boş döndü ve rakip ekip skoru 48-38′e getirdi. Takımımız, rakibinin hücumlarını savuşturmak için alan savunmasına geçti. 3. periyot Fenerbahçe’nin 50-42 üstünlüğü ile tamamlandı.

Dördüncü periyot büyük bir çekişmeye sahne oldu. Lovelace ve Nilay’ın basketleriyle farkı azaltan Siyah-Beyazlılarımız maça ortak oldu. Bitime 2 dakika 17 saniye kala Nilay’ın uzak mesafeden kaydettiği üçlükle fark 4 sayıya kadar indi (59-55). Son saniyelerde serbest atışları iyi değerlendiren Fenerbahçe mücadeleden 65-58 galip ayrılarak Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın sahibi oldu. 

Eki 30

Şu bir gerçek; Türk takımları çarşamba-pazar futbol trafiğini kaldıramıyor. Belediye sınavı bunun tipik örneği oldu. Çarşamba günü muhteşem bir futbolla Liverpool’u dize getiren Beşiktaş’ı pazar günü kimse tanıyamadı. Belediyespor maçındaki Beşiktaş’ı, Rafael Benitez izlemiş olsa böyle bir takıma yenildikleri için kafasını herhalde duvardan duvara vururdu. Bir büyük takım sadece dört günde bu kadar değişir mi? Yazık ki burası Türkiye ve değişiyor. Bu bütün Türk takımları için hazin bir gerçek. Gördük ki çarşambanın olağanüstü Beşiktaş’ı, pazar günü hem fiziksel hem de zihinsel olarak bitmiş. Eğer Hakan Arıkan o inanılmaz kurtarışları yapmasa Beşiktaş hezimete uğrardı. Türkiye’ye gelen yabancı futbolcu da futbolumuzun bu negatif karakterinden kendisini sıyıramıyor. Örneğin Tello… Sezon başından buyana Beşiktaş’ın en iyi futbolcusuydu. Belediyespor maçındaysa ise kötülerin en kötüsüydü. Topa vuracak hali bile kalmamıştı. Liverpool yorgunluğu onu da bitirmişti. Bu sözler Cisse için de geçerli. Delgado’ya gelince… Onun için şimdiye kadar hiç iyi şeyler yazamadım. Galiba yazamayacağım da… Sahalarda “süperstar” statüsü ile dolaşan böyle “sahte” bir oyuncu görmedim. İyi korner kullanıyor, sol taraftan sağ ayağı ile iyi frikik atıyor. Hepsi bu kadar… Başladığı hiçbir işin sonunu getiremiyor. Birkaç topuk hareketi ile kendisini ve seyirciyi kandırmaya devam ediyor. İkinci sınıf Zürih maçlarındaki üç golü ve Trabzon’daki penaltısı dışında ondan bende kalan hiçbir iz yok. Delgado, bu futbolla asla Arjantin Milli Takımı’nın formasını giyemez. Sanmıyorum ama beni yanıltırsa özür dilemesini bilirim.

Eki 30

Beşiktaş’ın yakın tarihinin en çarpıcı olaylarından biri Cem Papila’nın beş kırmızı kart gösterdiği Samsun maçıdır hiç kuşkusuz. Günlerdir bu konuya yoğunlaşmıştım. Şimdi diyeceksiniz ki nereden çıktı bu Samsun maçı?.. Derbi öncesi ne alaka?.. Şöyle çıktı; Cem Papila ile geçtiğimiz hafta bir araya geldiğimizde, oturup maçı tekrar izleme kararı aldık. Dakika dakika izleyip üzerinde konuşacaktık. Dün bunu yaptık. Peki neler konuşuldu, kim, hangi konuda, kimi ikna etti?.. Nasıl bir sonuca vardık? “Papila o maçta kötü niyetliydi” diye defalarca yazan ben, şimdi ne düşünüyorum? Tüm bu soruların cevabını cuma günü Fotomaç’ta bulacaksınız. Hemen belirtmeliyim ki, samimi, açık yürekli, herkesin objektif olmaya çalıştığı bir tartışmaydı bu… Her neyse, Beşiktaş-Samsun maçındaki sır perdesinin aralanmasını şimdilik bir yana bırakıp son duruma bir bakalım. Büyük Şehir Belediye maçı gösterdi ki, motivasyon problemi yaşanan maçlarda Kartal’ın oyunu kontrol etme şansı kalmıyor. Liverpool karşısındaki mücadele ve yardımlaşma Belediye maçında yoktu. Özellikle forvet arkasında oynayan Tello, Serdar Özkan ve Delgado ile gol ayakları Bobo, Burak, Nobre inanılmaz derecede etkisiz kaldılar. Beşiktaş yine savunmasına bağlı olarak ayakta kalmaya başladı, bu çok tehlikeli…Yukarıda anlatmaya çalıştığımız görüntü derbiye nasıl yansıyabilir, gelin isterseniz biraz da ona bakalım…

Derbiyi kim kazancak?
Beşiktaş’taki problemin benzeri F.Bahçe’de de var. Sarı-Lacivertli oyuncular da rakibe göre oynuyor. Maç seçiyorlar bir başka deyişle. Motive olamadıkları zaman performansları çok düşüyor. Tıpkı Beşiktaş gibi yani. Allah’tan oynanacak maç bir derbi, dolayısıyla iki takım da böyle bir sorun yaşamaz. Çünkü derbilerin motivasyonu içinde gizlidir. Takımların motivasyon derdi yaşamayacaklarını düşündüğümüz anda, ortaya iyi bir 90 dakika çıkmasını beklememiz doğal oluyor. Beşiktaş muhtemelen savunma ve ortalanda çok daha iyi mücadele ederken Fenerbahçe de topla buluştuğu anda ve hücum bölgesinde daha etkili olacaktır. Peki doksan dakika sonunda ne olacak? Az pozisyon bulan mı kazanacak, çok pozisyona giren mi? Rakiple daha az didişmek zorunda kalan savunma mı hata yapacak, daha pozisyon karşılayan mı? Bu soruların kesin cevaplarını sadece ilk ve son düdük arasında futbolcular verebilir, gerisi hikayedir..

« Önceki Yazılar