Eki 30

gökhan zanİngiliz kulüplerini peşinden koşturan Gökhan Zan’ın, sezon sonunda Beşiktaş’tan ayrılıp, Ada’ya gitmek istemesi, siyahbeyazlı yönetimi tedirgin ediyor.

Gökhan gidiyor

Wigan, Portsmouth ve Fulham takımlarından teklif alan Gökhan Zan, sezon sonunda İngiltere’ye gitmek istiyor.

TEKLİFİ GERİ ÇEVİRDİ
Beşiktaş’la sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Gökhan Zan ile yönetimin arasında sorun yaşandığı öğrenildi. Wigan, Porstmouth ve Fulham takımlarından teklif alan Gökhan, yönetimin teklifini geri çevirdi.

‘DAHA ÇOK ERKEN!’
30 Haziran’da sözleşmesi sona erecek Gökhan’ın sezon sonunda 
ayrılmasına kesin gözüyle bakılırken, yönetimin kendisi üzerinden para kazanmak için yaptığı sözleşme uzatma teklifine olumsuz yanıt verdi.

Eki 30

Ertuğrul Sağlam, kafasında ideal bir iskelet oluşturdu. Geride İbrahim Üzülmez, Gökhan Zan, İbrahim Toraman, orta sahada Cisse, Tello, Serdar Özkan, ileride de Bobo… 10 numara için Delgado veya Ricardinho. İkinci santrfor için Nobre veya Burak, sağ bekte Serdar Kurtuluş veya Ali Tandoğan.
Beşiktaş’ın en büyük gücü, mücadele ve tempo… Bir de bireysel özellikleri olan futbolcular.
Saha içi organizasyonlarında sıkıntılar var. Bunların devamı da bu kadro yapısıyla kaçınılmaz.
Defansın ortasından olumlu top çıkmıyor. Eldeki forvetlerin özellikleri; takım oyununu şekillendirmeye, topa fazla sahip olmaya ve değişik varyasyonlu hücum girişimleri yapılmasına uygun değil. Yeni oynamaya başlayan Burak’ın daha çok eksikleri var. Ama hırslı ve kendini kanıtlama çabası içinde. Nobre adam eksiltemiyor, sprinter değil. Ayrıca F.Bahçe’deki fizik gücünden de uzak. Bobo kurnaz bir golcü. Ama oyunun büyük bölümünde sahada görülmüyor. Günümüz futbolunda bir santrforun sadece pozisyon bulursa gol atması yeterli değil. Adam eksiltecek, akıllı verkaçlar yapacak, sırtı kaleye dönük top tutup asistler yapacak.

BASKI VAR POZİSYON YOK
Belediye maçındaki 90 dakikaya baktığımızda Beşiktaş’ın net bir pozisyonu yok. Çünkü b u forvetlerle Beşiktaş’ın orta sahasının ofansif katkısı hep sınırlı kalır.
Avrupa kulvarına bakalım…
Marsilya maçı: Mücadele iyi, takım savunması iyi. Golü yiyene kadarki 75 dakikada rakibin net pozisyonu yok. Ama 90 dakikada Beşiktaş’ın yarım pozisyonu yok.
Porto maçı: Yürekli mücadele, müthiş tempo. Rakip sürekli baskı altında. Az pozisyon var, gol yok.
Ligde de üç golsüz beraberlik var ki, bunlar kazanılması gereken maçlar. Bir de Batuhan’ın sürpriz golüyle 90+3′te gelen 1-0′lık galibiyet var.
Son Belediye maçı da gösterdi ki, Beşiktaş’ın karşısındaki rakipler iyi mücadele edip, iyi savunma yaparlarsa, Beşiktaş her zaman pozisyon sıkıntısı çeker. İki farklı yenilgiden üç golle kazınılan maçları ayrı bir yere koyuyorum. Çünkü bu maçlar Denizlispor ve Trabzonspor’un takım savunmalarının büyük arızalarla dolu olmasındandı.

LİVERPOOL MAÇI BAŞKA HİKAYE
Liverpool zaferini son paragrafa bıraktım. Bu maç seyircinin kolay unutulmayacak mükemmel tribün gösterisi ve Beşiktaş’ın takım ruhuyla çok güçlü bir rakip karşısında aldığı muhteşem bir galibiyetti. Liverpool Şampiyonlar Ligi’nde son 3 yılın ikisinde final oynadı, birini kazandı. Bu sene de aynı hedefle yola çıktılar. Evlerindeki Marsilya yenilgisinden sonra İstanbul’da yüksek motivasyonla kazanmak zorunda oldukları, kendilerini direkt ilgilendiren bir maça çıktılar. İşte bu galibiyet bu bakımdan da çok önemli.

Eki 30

ertuğrul sağlam fotoErtuğrul Sağlam, Fortis Türkiye Kupası maçında strateji değiştirecek.

Beşiktaş’ta arka arkaya gelen zorlu maçlarla birlikte takımdaki bazı futbolcularda ciddi yorgunlar yaşanması Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam’ı sıkıntıya sokarken, genç teknik adamın çarşamba günü oynanacak olan Fortis Türkiye Kupası maçında kadroda değişikliğe gideceği öğrenildi.

Lig TV’nin haberine göre Ertuğrul Sağlam’ın Ç.Rizespor karşısında son zamanlarda yorgun düştükleri gözüken Gökhan Zan, Tello, Bobo ve Serdar Özkan’ın yerlerine , Diatta, Ricardinho, Higuain ve Mehmet Yozgatlı’ya şans vereceği belirtildi.

Siyah beyazlılarda ayrıca İstanbul B.B.’ye karşı sakatlığı sebebiyle oynayamayan Serdar Kurtuluş’un Ç.Rizespor önünde de forma giyemeyeceği bildirildi.

Eki 30

O olağanüstü çarşambadan sonra yeni bir rekebete üç gün sonra hazır olmak kolay değil Türkiye’de. Fiziksel açıdan tüm bilimsel verilerden destek alınsa da, kafanın içini toparlamak da kolay olmuyor. Kazanılan her büyük maçtan sonra yaşanılan düşüşe dün akşam da tanık olduk. Maçın ilk yarısında tempo ve mücadele zaten beklemiyorduk, ama en azından bireysel olarak pozisyon yaratılabilirdi. Çünkü ikinci yarıda yorgunluğun etkisyle daha da vasat bir maç oynanacaktı Beşiktaş açısından. Nitekim ilk yarının tek ciddi pozisyonunu bu devrenin son dakikalarında Adriano ile Büyükşehir Belediye yakaladı. İkinci yarının başında da üst üste pozisyon yakalayan taraf konuk ekipti. Bu pozisyonların tümünü Hakan Arıkan kurtardı. Beşiktaşlılar ve hatta bazı medya mensupları Hakan’ın Marsilya maçında yediği gole takılmışlar. Ancak sene başından beri kurtardığı gollerin sayısını unuttum.
İlk yarıya bakıldığında ikinci devrenin nasıl geçeceğini anlamak zor olmadı. Daha diri olan Büyükşehir Belediyespor maça ağırlığını koydu. Beşiktaş’ta maçın adamının Cisse’nin olması da konuk ekibin etkili futbolundan kaynaklandı. Cisse son derece hayati rakip ataklarını iyi bir zamanlamayla kesti. Beşiktaş’ın istikrarlı oyuncularının başında gelen Kaptan İbrahim Üzülmez’de takımın iyilerindendi. Tello ve Delgado’ya çarşamba günkü maç fazla gelmiş. Cisse ve İbrahim Üzülmez üç günde bir iyi performan sergileyebiliyorsa diğerlerinin kendilerini sorgulaması gerekiyor. Özellikle Burak Yılmaz’ın. Bobo’nun direkten dönen kafa vuruşu Beşiktaş’ın maç süresince yarattığı tek pozisyondu. Bunun yanında Hakan Arıkan’ın kurtardığı rakip pozisyonları da göz önüne alırsanız, tek puanın da kazanç olduğunu kabul edersiniz.

Eki 30

Hep söylüyoruz; mazeret olmamalı, haftada iki yüksek tempolu maçı takımlarımız rahat kaldırmalı diye. Ama olmuyor, bizim düşüncelerimiz temennide kalıyor. Üst üste iki maçı vasatın biraz üstünde bir tempoda dahi beceremiyoruz.
Aslında tam da Beşiktaş’ın rotasyona gideceği bir maçtı. Ama Beşiktaş’daki gerçekte, Ertuğrul Sağlam’a başka bir seçenek tanımıyordu ne yazık ki. Çünkü, on ikinci oyuncusu olsa da, onüç, ondört ve on beşincisi hazır olarak yoktu bu takımda. En yorgunları en çok üretenleriydi Siyah-Beyazlılar’ın dünkü oyunda. Bobo, Tello, Serdar, üst üste iki hamle isteyen pozisyonların ikincilerinde sürekli rakibe takıldılar. Cisse, orta alanı savunma anlamında tek başına ayakta tutmaya çalıştı, ama Beşiktaş bir saatlik dilimde kanatları çizgiye indiremedi. Bunun sonrasında kenarlar hareketlense de İbrahim Üzülmez, Tello ve Ali’den isabetli orta çıkmadı. Yerleşiminin son derece dengeli olduğu bilinen Büyükşehir savunmasına karşı, Burak’a derin ve uzun toplarda kullanma düşüncesi işe yaramadı. Sağlam, Nobre ile başlasaydı, rakip savunmayı daha çok yıpratabilirdi. Bir de ikinci yarıyla beraber, tam Beşiktaş’a temponun lazım olduğu bölümde oyuna Rico’yu almak, hangi mantığını ürünüydü anlayamadık. Ricardinho’nun ağırlığına terkedilen orta alan, zaten yorgun ve hareketsiz haline bir kanbur daha eklemiş oldu. Büyükşehir ise, istikrara taşıdığı dengeli oyununu bu maçta da yineledi.

« Önceki Yazılar Sonraki Yazılar »