Kas 4

Baştan yazalım.. Beşiktaş F.Bahçe’ye değil, hakeme yenildi.. Vermediği gol için söylemiyorum.. Yaptıklarına bakıyorum.. Anlatacağım..

Önce oyuna bakalım..

Beşiktaş’ın oyun planı belliydi..

Delgado ara toplarla Bobo veya Burak’ı gol yollarına sokacaktı.. İlk denemede yüzde yüz başarı.. F.Bahçe ne olduğunu anlamadı.. Golün getirdiği moralle Beşiktaş 25-30 dakika çok iyi oynadı.. Daha çok koştu, daha iyi top çevirdi, daha çok çalıştı.. Ta ki o yan topa kadar.. Bu yıl Beşiktaş’ın kaderini hep yan toplar çiziyor.. Aurelio’nun kafa ile aşırması üstüne Deivid’in kafası süperdi..

Süperdi de Beşiktaş defansı ne yapıyordu? Şu söylenebilir.. Gökhan Zan’ın erken sakatlığı defansı alt üst etti.. Doğru ama Toraman ile Diatta ne güne duruyor?

Gol Beşiktaş’ın oyun gücünü düşürdü..

Ele geçirdikleri orta alanı yavaş yavaş teslim etmeye başladılar.. Zaman zaman çıkmadılar, gol aramadılar değil.. Ama bunlar etkisiz, plansız çabalardı.. Sonuç da getirmedi.. İlk yarıyı ikiye bölersek, birinci bölümün hakimi Beşiktaş’tı, ikincisinin F.Bahçe..

İlk yarı için önemli not:

İsmet Arzuman Beşiktaş’ı durdurmak için elinden geleni yaptı.. İlk bakışta sonucu değiştirecek kararlara imza atmadı denebilir ama gerçek bu değil.. Beşiktaş’ı resmen doğradı.. Bütün ikili pozisyonlarda faul çaldı.. Moral bozdu.. Yıprattı, sinirlendirdi..

LUCESCU GÖRSEYDİ!

Maçı izlerken şunu düşündüm.. Demek ki Fener yönetimi bu işi iyi biliyor.. Hakem Beşiktaşlı diye öyle bir ters köşe yaptılar ki, herkes oyuna geldi.. Sonucunu da aldılar.. Beşiktaş orta alanda aldığı bütün topları İsmet Arzuman marifetiyle rakibine vermek zorunda kaldı..(Hatırlayın, Lucescu da hakemlerin Beşiktaş’ı orta alanda durduğundan şikayet etmez miydi?)

Aslında ikinci yarı dengeli başladı..

Beşiktaş defansının panik atağı, topu bir türlü çıkaramaması ve Hakan’ın beceriksizliği F.Bahçe’ye 2. golü getirdi.. Sonra yine denge kuruldu ama bu denge Fenerbahçe’ye yaradı.. Çünkü onlar için terazinin dengede kalması galibiyet demekti..

Peki Beşiktaş’ta kim iyiydi?

Bobo iyiydi.. Gerçi 72. dakikada % yüzlük golü kaçırdı ama çok çalıştı.. Fener defansını çok zorladı.. Beşiktaş’ın 2. iyi ismi Delgado idi.. Çok iyi toplar attı.. Ama oyunun tümünde yoktu. Bir gitti, bir geldi.. Ortaya çıktığı zamanlarda da etkili oldu..

Cisse yine çok iyiydi.. Rakibi bozdu.. Her topa ayağını soktu.. 90 dakika durmadı..

Koray başta etkiliydi.. Ama kaç dakika? Gücü, kuvveti çabucak bitti.. Ertuğrul Sağlam da onu kenara aldı..

Sonuç: Hakem golü niye iptal etti? Daha önce faul düdüğü çaldı diye.. Eee.. Bu da Beşiktaş’ı durdurmak için yapılan ince taktik değil mi? Orta alanda bas düdüğü, Beşiktaş çöksün, bitsin…

Kas 4

Yıllardır Saracoğlu’nda Fenerbahçe’ye yenilmeyen Beşiktaş dün de bu hava ve kendine güvenle maça başladı. Fenerbahçe’de ise Beşiktaş’ın aksine “Yıllardır yenemiyoruz, yine mi aynı şeyi yaşayacağız” korkusu ve tedirginliği vardı. Daha maçın ilk dakikalarında Beşiktaş’ın attığı gol Fenerbahçeliler’e “Eyvah yine aynı şarkıyı dinleyeceğiz” düşüncesini yerleştirdi.Gerçekten de Beşiktaş adeta maça 1-0 galip başladı. Delgado’nun mükemmel ara pasıyla Bobo’nun vuruşu golle sonuçlandı. Bu dakikadan sonra Beşiktaş daha sakin ve akıllı oynaması gerekirken bir panik, telaş başladı. Bu panik ve telaşın üzerine defansın bel kemiği Gökhan’ın da sakatlanıp oyun dışına çıkması Fenerliler’i cesaretlendirdi. Fenerbahçe daha çok atak yapıyor çok oyuncuyla Beşiktaş ceza sahasında gol arıyor. Ama net gol pozisyonlarını Beşiktaş buluyordu. Bobo ve Burak kaçırdıkları gol pozisyonlarını değerlendirseler durum bir anda 3-0 olabilirdi. Atamayana atarlar misali Fenerbahçe beraberliği yakaladı. Bir köşe atışı bütün Beşiktaşlılar’ın yüreğini ağzına getirdi. Haklıydılar da çünkü Beşiktaş sezon başından beri bu tür golleri yiyor. Dün de bu geleneğini bozmadı. Deivid’in attığı golde kaleci Hakan dahil bütün defans hatalı. Ayrıca Hakan, ikinci golde de son derece hatalıydı. Ne oluyor sana Hakan. Ali Tandoğan ve Koray her geçen gün daha iyi oynayacaklarına daha da kötüye gidiyorlar, inanılır gibi değil. Beşiktaş’ın çok şeyler beklediği Burak da dün çalışkan, istekli ama etkisizdi. Burak artık futbolun yerde yatarak değil ayakta kalarak oynanacağını öğrenmeli.

Özetle Fenerbahçe kazanmayı hak etti mi? Hayır. Beşiktaş etti mi? Hayır. Kaçan gollere, oynanan futbola bakıldığında maçın hakkı beraberlikti. Beraberliği engelleyen Fenerbahçe’nin değil Beşiktaş’ın kaçırdığı gollerdi. Hele Batuhan’ın uzatmalarda boş kaleye gönderemediği bir top var maçın özetini anlatmaya yetiyor da artıyor bile. Eh be! Batuhan hemen yanında Higuain bomboş ver pasını daha da büyü.

Maçın hakemi İsmet Arzuman hafta arası Fenerbahçe deklarasyonunun etkisinde oldukça kalmış. Bütün düdüklerini eyyam olarak çaldı. Hele hele Beşiktaş’ın ikinci golünde Arzuman’ın faul düdüğü eyyamın babasıydı. Çünkü pozisyonun faulle uzaktan yakından alakası yoktu. Eyyam düdükleri var mıydı? Vardı. Kimin lehineydi? Fenerbahçe’nin. Ve yıllar sonra Fenerbahçe Saracoğlu’nda Beşiktaş’ı mağlup ederek hem üç puanı, hem de Saracoğlu’nda bundan sonra oynayacağı Beşiktaş maçlarının stresini ve gerginliğini üstünden attı. Serdar Özkan’a benden bir ağbi tavsiyesi; Beşiktaş formasını giymek herkese nasip olmaz. Sen hak ederek giydin ama dikkat dünkü gibi oynamaya devam edersen o forma üzerinden bir çıkar bir daha da zor girer.

Kısacası, Beşiktaş Fenerbahçe’ye yenildi. Peki bu mağlubiyetin faturası sadece hakem İsmet Arzuman’a mı kesilmeli. Tabii ki İsmet Arzuman’ın büyük rolü var ama ya inanılmaz goller kaçıran Beşiktaşlı futbolculara ne demeli.

Kas 4

Derbi maçın uzatma bölümlerinin son anlarında Beşiktaş’ın, öncesinde faul olduğu gerekçesiyle sayılmayan golü için Erman Toroğlu, “Golden önce düdük çaldı ama faul değil” yorumunu yaptı.

Pozisyonun faulle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirten Toroğlu, şunları söyledi: “İsmet Arzuman öyle bir halde ki, ’maç bitsin de gideyim’ diyor. Yardımcı hakem almış başını gidiyor. Pozisyonda faul yok. Kimseye göre faul yok. Herkes koşuyor. Ama hakem rahat değil.

Faul pozisyonunda, her iki oyuncu da topa çıkıyor. Birisi yerde, biri havada olsa tamam, ikisi de havada. İtiş kakış elbette olacak. İngiltere’de bunu çalsan, sana ’ya bu işi bilmiyorsun, ya da aklında zorun var’ derler. Öyle düdük çaldı, maçı bitirdi ki, bütün her şey ona yıkıldı. Ayrıca Deivid ve Semih’i 2. sarıdan atmalıydı. Şimdi her şey federasyona, MHK’ye kalacak.”

Kas 4

Fener’in, Beşiktaş’a karşı üstünlüğü sadece frikik ve kornerlerde olabilirdi, ilk golü de böyle buldu


Bir derbi düşünün… Bireysel olarak da, takım olarak da rakibinden daha üstün olan Beşiktaş, Delgado’nun nefis pasıyla defansın arkasında topla buluşan Bobo’nun golüyle oyuna başlıyor ve büyük bir avantaj yakalıyor.
Fenerbahçe ise ileriye pas yapamıyor. Diyelim ki, pas yapacak, kime, nerede yapacak? Önde tek forvet Semih var. Olabilir… Ama hep yalnız kalıyor. Alex ve Deivid geç gidiyor. Deniz, Aurelio ve Vederson destek veremiyor. Semih’in bire birde süratli ve çabuk oyuncu olmadığını biliyoruz. Semih’in etkinliği çevresi kalabalık olduğu zamanlarda ortaya çıkabiliyor.
Oyunun başka bir önemli noktası hakemdi. Maçtan önce eğer bir hakem bu kadar çok konuşulursa sonuç ne olursa olsun maçtan sonra daha çok konuşulacaktır. Fakat bunlar artık Türkiye’de sıradan hadiseler haline geldi. Yazık kere yazık. İleride derbilere yabancı hakem isterlerse hiç şaşmayalım.
Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’a karşı üstünlüğü frikik ve kornerlerde olabilirdi, ilk golü de böyle buldu. Halbuki Beşiktaş daha etkili ataklar yaptı. Öndeki Bobo’yu, Delgado, Burak ve Serdar Özkan destekledi,rakibinden daha fazla pozisyon buldu. Ama Bobo ve diğer oyuncular iyi vuruşlar yapamadı. Final pasları da yeterince iyi değildi. Bu pasları sadece Delgado yapabiliyor. Tartışmasız Türkiye’nin en etkin asist yapabilen oyuncusu olan Delgado kayıplarına rağmen sonucu mutlaka değiştirebiliyor.
Esasında maç güzel mi oldu, kötü mü oldu, bu gerilimde fark edemiyorsunuz. Çünkü hakemin her kararına tepki geldiği için gereksiz ortam gerilmesi ortaya çıktı.
İsmet Arzuman nasıl bir yönetim gösterdi, fazla girmek istemiyorum. Ama hakemin, futbolculardan 5 misli gergin ortamda başladığı kesindi. İşi hiç de kolay değildi. Buna rağmen bence 1-2 önemli hatasının dışında güzel maç yönetti. Benim tespit ettiğim en büyük hatası, Deivid’e ikinci sarı kartını çıkarmamasıydı. Uzatmada Higuain’in kafayla ağlara gönderdiği toptan önce çalınan bir düdük varsa, söylenecek bir şey yok. Ama şu bir gerçek ki bu maç burada unutulacak, hakem tartışmalarının boyutu ise nerelere kadar gidecek Türkiye bunu yakından takip etsin…
Fenerbahçe’de bir adım öne çıkanlar Gökhan, Aurelio, Vederson biraz da Semih oldu. Beşiktaş’ta Delgado etkindi, Bobo ilk yarıda çalışkan ve etkiliydi. Koray pasif gözüktü. Çok yetenekli bir oyuncu olan Burak’ın gereksiz şeylerle uğraşması ise önündeki yollara diken döşeyeceğe benziyor.
Neticede gerginlikler içinde bir maç sona erdi. Oyunda fazla gerilim yoktu, ama golün iptalinden sonra maçın bitmesi ortamın gerilmesini kaçınılmaz hale getirdi.

Kas 4

Hani şiddeti önleme yasası vardı. Son zamanlarda millet olarak birlik-beraberlik mesajları veriliyordu. Kenetlenmemiz gerektiği, bilhassa statlardaki görüntüler bizleri çok mutlu ediyordu.
Dün geceki derbi bu açıdan çok önemliydi. Gel gör ki; tek hedefleri, şartlar ne olursa olsun “3 puan” diyen Fenerbahçe yönetimi hafta sonu gündeme damgasını vurdu. Ve iki gündür saha içinden çok, saha dışını konuşmaya başladık. Fenerbahçe istediğini elde etti… Her şartta onlar için 3 puan. Demek ki; ‘şaibeyi’ saha içinden daha çok saha dışında aramak lazımmış.
Maç başladığında “İsmet Arzuman’ın Allah yardımcısı olsun” diyordum. Ama işi Allah’a bırakmamak lazım. İsmet Arzuman, işini kendi halletti. Nasıl mı?
Daha ilk yarı, 5-10-15-22-23-32 ve 43. dakikalarda çaldığı düdükler tamamen Beşiktaş’ın aleyhine… Arada sırada ince ayarlar, bir de Cisse ile İbrahim Toraman’a sarı kart. Zaten aksak olan defansı tamamen ‘zıp zıp’ oynamaya yetti. Serdar Kurtuluş, Tello, Gökhan Zan defansın olmazsa olmazları.
Neyse… Ben yine Arzuman’a döneceğim. Cisse’ye sarı kart var, aynı hareketi yapan Gökhan’a niye yok? 56. dakikada Burak’a sarı kart ama Aurelio yapınca devam… Semih’in sarı kartı var, Ali Tandoğan’ı çekiyor 2. sarıdan kırmızı olması lazım… Dakika 77, Deivid, Serdar’a faul yapıyor 2. sarı kart ve kırmızı.
Geliyoruz son dakikaya… Higuein golü atmış; Arzuman’dan başka herkes golü izliyor. Yazık Arzuman… Futbol hakemlik hayatın bu sene sona eriyor ama Fenerbahçe’ye de kıyağın iyi oldu.

« Önceki Yazılar Sonraki Yazılar »