Sınırlı olanaklarla Beşiktaş’ta büyük başarılar yaşayan, Süleyman Seba başkanlığında herkesin gıpta ettiği bir takımın oluşmasına emeği geçen Gordon Milne “Futbolda sürpriz sonuç yoktur, her sonuç futbolun doğasına uygundur” derdi. Liverpool karşısındaki Beşiktaş’ı izlemesi muhtemel olan Gordon, eminim ki maçtan sonra da söylediği gibi düşünmüştür. Beşiktaş’ın aldığı sonucu “yıkım” olarak algılayanlar ne düşünür bilemiyorum ama Siyah-Beyazlıların rakip kaleye bir maçta gönderdiği 10 gol ile kazandığı bir oyunda var. Liverpool karşılaşması öncesi Beşiktaşlı oğullarım Ataman ve Atacan’ı “beklenmedik farklı bir skora hazır olun ve üzülmeyin” diye, doğduklarından bugüne ilk kez uyardım. Zaten onlar da ne olacağını tahmin ettiklerini söylediler. Yani Beşiktaş’ın Anfield Road’da başına ne geleceği biliniyordu.
Beşiktaş sağlam geleneklere sahip özel bir takımdır. Bunların altından kalkar. Zaten Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan ünsurların başında şampiyonlukların gelmediğini Siyah-Beyaz renklere gönül veren herkes bilir. Biz ulusal maçlarda Polonya’dan, İngiltere’den 8 gollü mağlubiyetler aldıktan sonra dünya üçüncüsü olduk. Bu sonuç gelecekte Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde üst düzey başarılar elde etmesinin temel taşlarından biri olarak da algılanabilir. Bir kibrit çak kampanyalarından gökdelen sahibi olma sürecini iyi bilen Beşiktaş bunun da altından kalkacaktır. Nasıl mı?
Kendine, özüne ve bütün Türkiye’ye kabul ettirdiği değer yargılarını anımsayıp içselleştirerek. Örneğin, Sinan Engin’in göreve geldiği ilk günlerde Fanatik’te bir fotoğraf yayımlandı. İnönü’de Beşiktaş’ın yedek kulübesinin ilginç yanını gözler önüne seren bu fotoğrafta sadece iki görevli vardı. Kulübenin içindeki bir düzine sandalyenin en uçtakilerine oturmuşlardı Sağlam ve Engin. Arada tam 10 sandalye boştu. Bu görüntü Beşiktaş’ın o andan itibaren başarılı olamayacağının kanıtıydı. Beşiktaş bunu anlamalıdır.
Bir yıl önce bir televizyon kanalında Yıldırım Demirören’e demediğini bırakmayan Sinan Engin takımın başına getirildi. Bunu Runje bile söyledi. Yöneticilerin eleştiriden kurtulmak için yaptıkları son derece sıradan bir uygulamadır bu yöntem. Beşiktaş bunu anladı mı yoksa anlamazlıktan mı geliyor?
Beşiktaş’ın Liverpool’dan yediği ikinci gol öncesinde top Riise’den çıkmıştı. Hakem taç atışını Beşiktaş aleyhine verdi ve gol oldu. Markus Merk de Beşiktaş düşmanı mı oluyor bu durumda. Herşey Beşiktaş’ın üstüne geliyorsa o zaman Beşiktaş terse gitmiş olmuyor mu? Bunu da düşünmek ve anlamaya çalışmak gerekiyor. Basit gibi görünen olaylar büyük yangınlara yol açmaktadır. Büyük yangınlar, küçük bir kıvılcımla başlıyor.
Metin Tükenmez : Anlamak Gerekir
Yorum Bırakın